Mozarteum Üniversitesi’ne bağlı Orff Enstitüsü’nde öğrenciyken 0 - 3 yaşla müzik ve dans pedagojisi dersi için Finlandiya’dan çok değerli bir eğitimci gelmişti; Soili Perkiö. “Ebeveyn - bebek dansı bebeğinizi kucağınıza aldıktan sonra onunla yapacağınız en güzel başlangıçlardan biridir.” demişti ilk olarak. Bu ifadeyi güzelce yazmışım notlarımın arasına, anlamına tam eremeden.
Ne demek istediğini ilk kızım doğduktan sonra anlayacakmışım.
Aslında O’nunla dansımız dokuz ay önce başlamış. O’na göre kalbimin atışları ritim, sesim müzik, adımlarım da dans imiş. Bu dansa biraz jest ve mimik, bolca kucaklaşma, sınırsız eğlence kattığımda dans aracılığıyla tekrar bütünleşmiş, duyguları paylaşmış, uyumlanmış oluyormuşuz. O’nun da istediği şey buymuş zaten, eğer karnı tok sırtı pekse :)
Doğumdan sonra annenin ve babanın kendini iyi ve yeterli hissetmeye, zaman zaman sosyalleşmeye, fiziksel - zihinsel - ruhsal olarak koşulsuz kabul ve anlayışa, sevgiye, şefkate ve eğlenceye ihtiyacı oluyor. Anne ve baba, kendi ihtiyaçlarını karşılayabildiği ölçüde daha iyi hissedebiliyor ve hayatındaki bu büyük yeniliğe kucak açabiliyor.
Ebeveyn - bebek dansı anne, baba ve bebeğin iyi hissetme, kucaklaşma, sosyalleşme, sevgi, şefkat ve eğlence gibi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için çok güzel olanak sunuyor. Dansın dönüştürücü etkisi herkesin (anne/baba ve bebeğin) enerjisini olumlu yönde etkiliyor. Tabii eğer ebeveynler bunu yapmaya gönüllüyse…
Bizzat denedim, gördüm ve tavsiye ederim.
Faydalarını da not almışım, olduğu gibi hemen paylaşıyorum.
Her şeyden önce eğlencelidir! Ve eğlenmek herkesin ihtiyacıdır.
Dans ederken beynin tüm noktaları ve sistemleri uyarılır; bu da beynin gelişimini destekler.
Bebekler devinim halinde olmayı ve sallanmayı severler; çünkü bu onların anne karnında alışkın oldukları durumdur. Dolayısıyla anneleri ya da babalarıyla birlikte devinim ve salınım halinde olmaları onlara kendilerini güvende hissettirir, onları sakinleştirir.
Dans, vestibüler sistemi uyarır. Bebeğinizi her kucakladığınızda ve dans ettiğinizde vestibüler sistem, beyne mesaj gönderir; neredeyim, çevremde ne var, aşağıda mıyım, yukarıdayım, yana mı hareket ediyorum, zemin nerede, insanlar mekanın neresinde, ilerliyor muyum, geriye mi gidiyorum, dönüyor muyum, merkezde miyim gibi. Bu vestibüler uyarılma iyi bir denge, koordinasyon ve postür için gereklidir.
Dans; hareket, beden ve mekan farkındalığını arttırır.
Ritmik olarak sallanmak, dokunulmak, müziği ve sesleri duymak bebeğinizin duyularına aynı anda hitap eder ve onları uyarır.
Müziğin temposu, ritmin değişmesi, hızlanması, yavaşlaması, zaman zaman durması bebeğinizin hız, zaman, ritim, akış gibi kavramları algılaması için çok güzel olanaklar sağlar.
Dans; hareket etmenin yanında, müziği hissetmeyi, hayal gücünü geliştirmeyi, tekrarlar sayesinde kendini güvende hissetmeyi ve yenilikler sayesinde keşfetmeyi sağlar.
Dans ve müzik, çok erken yaşlarda bile hafızanın gelişimini ve zihinsel koordinasyonu destekler.
Bebeğin, annenin ve babanın sosyalleşmesi için mükemmel bir fırsattır; bebeğin, sosyal çevresiyle organik ilişkiler ve göz teması kurmasına yardım eder. Grubun bir parçası olmak, tanıdık yüzler görmek aidiyet ve güven duygusunu tazeler.
Ne gerekiyor?
Bebeğiniz için onu taşıyabileceğiniz bir aparat; sling ya da kanguru gibi ve sevdiğiniz müzikler! Bu kadar :))
Yorumlar